Ocak 31, 2011

Lakers : 96 - Boston : 109

Oncelikle sunu soylemek gerek ki iki takimda bugune gelmeden bir onceki maclarindan beklenmeyecek sonuclarla ayrilmisti. Boston Phoenix deplasmaninda 71 sayida kalip 17 sayi farkla yenilirken Lakers da kendi evinde ligin en kotu takimlarindan Sacramento'ya yenilmisti.
Mac son ceyregin son 3-4 dakikasina kadar basa bas gitti ancak kesinlikle bekledigim gibi gitmedi. Macin ilk yarisinda Lakers bir bicimde Rondo'yu kilitlemeyi basardi ve Rondo ilk yariyi 2 asistle tamamladi. Kobe'nin ilk yarinin son 5 dakikasindaki surekli iceriyi zorlayarak buldugu sayilarla Lakers soyunma odasina 6 sayi farkla gitmeye hazirlanirken, Lamar Odom 1.3 saniye kala Boston'un pota altindan cikardigi topta Glenn Davis'in orta sahadan savuracagi topa faul yaparak farkin 4 inmesini sagladi ancak bundan da kotusu macin kalaninda bunun etkisinden kurtulamadi. 3. periyot Paul Pierce, Kobe duellosu seklinde gecti ve mac basa bas gitmeye devam etti. Ancak ne olduysa 4. periyotta oldu bu periyoda 30 sayiyla baslayan Pierce sadece bir atisa denemesi kullandi ve bunda da basarili oldu ancak kalan toplarin hepsinde Rondo'nun etkisi goruldu ve bu periyotta tam 9 asist yapti Rondo. Bu sirada Kobe hic bir arkadasinda herhangi bir yardim goremeyince kendi basina bir seyler yapmaya calisti. Periyodun ortalarinda bir ara farki 4e kadar indirdiyse de farkin daha sonra cift hanelere cikmasina engel olamadi. Gasol, Bynum ve Lamar Odom inanilmaz etkisizlerdi. Bostonda da Kendrick Perkins ve Shaq cok etkisiz oynadi ancak son periyotta inanilmaz isler yapan Glen Davis maci koparan isim oldu.
Boston, Lakers'i Los Angeles'ta yenerek amerikalilarin 'Statement Game' diye tanimladiklari bir macta onemli bir galibiyet kazanmis oldu ancak Phil Jackson mactan sonra yaptigi toplantida bir spikerin Dallas, Miami, Boston macinda alinan yenilgileri kastederek "Guclu takimlari yenemiyosunuz bu sizi rahatsiz ediyor mu" sorusuna cok sakin bir sekilde verdigi, daha playoff baslamadigi yavrucugum cevabi kendisinin ne kadar piskin, akilli ve takimina guvendigini gosterdi. Bununla birlikte benim yorumum ise ne San Antonio ne Utah ne New Orleans hic biri bu sene Lakers'a rakip olamayacagi yonunde. Ancak Dallas'la Los Angeles'in daha onemli bir playoff eslesmesi yasamadigi icin oyle bir eslesme enteresan olabilir. Bir de Oklahoma savunmasini biraz duzeltirse Lakers'i olasi bir playoff eslesmesinde cok zorlar bence.

Ocak 27, 2011

Preldzic Tipasi

Fenerbahce Ulker, Olimpiakos'tan sonra kendi sahasinda Valencia'yi da yenmeyi basardi. Olimpiakos macini izleyememistim, hatta gazetelerden okumadan once o macin oldugundan bile haberdar degildim fakat bu kez maci bastan sona izledim. Fenerbahce bu sene Euroleague'de gercekten cok cesur performanslar sergiliyor. Bunun da basrolunde kesinlikle Omer Onan var. Omer Onan bu macta da ozellikle 1. ve 3. periyotta takimi cok iyi surukledi. Fakat zaman zaman mactan sonra kendisinin de itiraf ettigi gibi cok basit hatalar yapabiliyor. Bu macta da kritik iki pozisyonda steps yapmak ve gereksiz faullerle 5 faul almak gibi birtakim hatalar yapti. Bu macta onun olmadigi dakikalarda Jasikevicius sahneye cikti. Jasikevicius'u Fenerbahce formasiyla ilk kez izledim. Geldigini ilk duydugumda inanilmaz sasirmistim. Ilk yarida tutuk gozukse de ikinci yarida en kritik anlarda takimi rahatlatti. Yine de tam performansla oynamadigi anlasiliyor. Son periyotta tam isi bitirmek uzereyken fast break pozisyonunda yaptigi top kaybi bunun bir ornegi gibiydi. Her seye ragmen hucumun tikandigi noktada tam olmasi gerektigi sekilde takimi yonlendirdi. O oyundayken hucumlarin neredeyse hepsi dogru tercihlerle sonuclandi. Jasikevicius ozellikle takimi potaya yaklastirma acisindan cok faydali. Fenerbahce bu macta da ucluklere takildigi zamanlarda hucumlarda zorlandi. Potayi zorladigi dakikalarda ise daha basarili oldu.

Butun bunlar disinda deginmek istedigim apayri bir konu var. O da basketbol spikerlerinde gozlemlemeye basladigim hakem paranoyasi. Ilk olarak yazin Dunya Kupasi'nda Murat Murathanoglu bunun orneklerini sergilemisti. Ozellikle Sirbistan'la oynanan yari final macinda o kadar onyargiliydi ki daha hava atisi yapilmadan "ters duduklere hazir olalim ve hakemi baski altina alalim" tarzi aciklamalar yapmisti. Mac boyunca da hakli haksiz her turlu duduge sacma sapan itirazlarda bulunuyordu. Bugun ayni tepkileri Murat Kosova da verdi ki bahsettigim her iki macta da hakemler bazi yanlis kararlarina ragmen asla kotu niyetli veya kasitli bir yonetim ortaya koymadilar. Koymus olsalar bile hem yazin sahadaki Milli Takim hem de bugunki Fenerbahce bu tarz durumlara direnc gosterebilecek kapasiteye geldigini bence kanitlamis durumda . Oyuncular bu anlatimi duysa gercekten moralleri bozulabilirdi. Umarim seyir zevkini dusuren bu durum fazla devam etmez.

Ve yaziyi Preldzic'in tipa diye nitelendirebilecegimiz double-blokunu alkislayarak bitirmek istiyorum.

Ocak 22, 2011

Business League Macerasi

Neredeyse tam 10 yil once baslamis olan basketbol kariyerimin son duragi Business League... Sayisiz basarisizliklara ve hayal kirikliklarina sahne olan bu kariyerde yeni bir sayfa acmanin haksiz ve gereksiz mutlulugu icindeyim. Turnuva hakkinda genel bir fikir sahibi olmak isteyenler www.businessleague.com adresini lutfen ziyaret etsinler. Simdi duruma bir goz atalim.

Yaklasik 1 ay once baslamis olan turnuvada ilk grup maclarinin son fiksturleri bu haftasonu oynanacak. Su ana kadar yapilan 4 macta takimimiz 2 galibiyet ve 2 maglubiyet aldi. Maclarin birini gectigimiz yilin sampiyonu ve bu senenin de favorileri arasinda yer alan bir takima kaybettigimiz icin ona yapacak birsey yoktu. Fakat diger maci hic olmicak sekilde kaybettik. Ilk yarisini 25 sayi farkla onde bitirdigimiz maci son saniye ucluguyle kaybetmeyi nasil olduysa basardik.

Benim acimdan da durum pek parlak degil. Maclarda 10'dan fazla dakika almam zor gibi duruyor. Bu da genelde 4. Periyotta oldugu icin maca isinma konusunda ciddi sikinti var. (Bench'te oturmaktan kuyruk sokumunda olusan agriyi atana kadar zaten 5 dakika geciyor). Bu takimda giydigim 17 numarali forma altindaki ilk sayilarimi bir hucumun bitiminde "panyali buzzer-beater uclugu" olarak kaydettim. Tek kelimeyle suursuz bir andi.

Bugun aksamustu saat 18:30'da grubun son macinda grup sonuncusuyla oynuyoruz. Galibiyete kesin gozuyle bakiyorum.

Ocak 17, 2011

La Liga

Real Madrid'in harcadigi tonla para ve Barcelona'nin oynadigi oyunla birlikte ispanya ligi artik belki de dunyanin en sıkıcı liglerinden biri haline geldi. Beklenti artik her hafta real madrid ve barcelona kac gol atar bu hafta sekline donustu. Real Madrid belki bu hafta puan kaybi yapti yapmasina ama bunda higuain'in eksikliginin etkisi buyuk bence. Benzema Real Madride transfer oldugundan bu yana ulkemize gelip basiretsizlesen forvetlere benzedi. Barcelona ile Real Madrid kalitelerini yukseltirken ligin yukarilara oynayan takimlarindaki gerileme de aslinda aradaki farkin acilmasinda onemli rol oynadi bence. Eski cizgisini koruyan tek takim olarak Villareal gozukuyor. Sevilla bu sene inanilmaz bir dususte, Valencia ise David Villa ve Silva'yi sattiktan sonra bir gomlek dustu. Atletico Madrid ise bir turu o kadro kalitesini sahaya yansitamiyor. Butun bunlarin sonucu ligde barcelona ve real madrid sampiyonlk icin yarisirken diger takimlar ya avrupa kupalarina katilmaya ya da ligde kalmaya oynuyorlar. Artik La Liga eski gunlerini bir zamanlar Real Sociedad'in sampiyonluk icin yaristigi Valencia'nin sampiyon oldugu yillardaki heyecanin aratir hale geldi.
Bu kadar elestiriden sonra sunu da eklemek lazim ki sampiyonluk yarisi heyecani az olmasina ragmen maclarin bol gollu(ozellikle Villareal maclarinin) gecmesi buyuk bir arti.

La Liga'da bu hata goze carpanlar:
Cani'nin(Villareal) orta sahadan attigi enteresan gol
Sevilla'nin Galatasarayvari durumunun devam etmesi
Real Madrid'in puan kaybi ve son dakikada direkten donen top
Barcelona'da degisen bir sey yok