Ekim 25, 2010

Leblebilemeye geliyoruz!!

Evet dönüyoruz, leblebilemeye geliyoruz!! Yedikçe susatan, susadıkça içtiren ve içtikçe sıçtıran lezzet dünya spor kamuoyuna renk katmaya kaldığı yerden devam ediyor. Yokluğumuz boyunca neler mi oldu? Benim hatırladığım kadarıyla;

Bursaspor nefesleri kesen son haftada Süper Lig şampiyonluğuna erişti ve Trabzonspor'dan sonra şampiyonluk sevinci yaşayan ikinci anadolu takımı oldu. Bu başarının mimarlarından birinin son maçta Fenerbahçe'ye yenilmemeyi başaran Trabzonspor olması da ilginçti.

Dünya Kupası sönük geçen grup maçlarından sonra zevkli mücadelelere sahne olan finalleriyle yazın başlangıcına heyecan kattı. Son Avrupa Şampiyonu İspanya ilk maçını kaybedip sonrakilerin hepsini 1-0 kazanarak Dünya Şampiyonu oldu ve akıllara Yunanistan'ın Avrupa Şampiyonluğu'nu getirdi. Almanya finale kadar oynadığı futbolla göz doldurdu. Türkiye ise tabi ki "Biz olsaydık kesin finaldeydik, giden takımları görüyoruz" tartışmalarına odaklanarak kaçan turnuvadan gereken derslerin aldığının sinyalini verdi.

Bir başka uluslararası turnuva heyecanı ise Türkiye'de yaşandı. Dünya Basketbol Şampiyonası'nda milli takım coştu. Daha önce büyük turnuvalarda yenilerek elendiği tüm takımları yenerek bizlere inanılmaz anlar yaşattı. Özellikle son saniye blokfaulumsuyla kazandığımız Sırbistan yarı finali unutulmazdı. Final ise hiç oynanmasaydı daha iyiydi.

Bu sırada NBA'de de yaz transferleri heyecanı yaşanıyordu. LeBron James dahil bir çok yıldız oyuncunun serbest kalacağı yaz döneminde oyuncuların verecekleri kararlar sabırsızlıkla bekleniyordu. Wade'i takımda tutabilecekler mi diye merak edilen Heat onu takımda tutmakla kalmayıp LeBron James ve Chris Bosh'u da kadroya eklemeyi başardı. Böylelikle gelecek sezon hangi takımı tutmayacağım konusu da netleşmiş oldu. Fakat hangi takımı destekleyeceğim hala belirsiz. Aynı süreçte Semih Erden'in Celtics'e, Ömer Aşık'ın Chicago'ya gitmesi NBA'deki Türk oyuncu sayısını 5'e çıkarmış oldu.

Şimdilik hatırlayabildiklerim bunlar.

Son durumlar?
Peki liglerde durumlar nasıl? Genel tablo nedir? Bütün bunları, takımlar ve oyuncularla ilgili dedikoduları daha sonraya saklıyorum.

Yepisyeni içerik!
Leblebispor'da bundan böyle Amerikan sporlarının ağırlığı da hissedilecek. Washington'daki ajanımız Homidi Gırtlak yeni dünyadan spor haberleriyle bundan böyle karşımızda olacak. Amerikan futbolu itiş kakıştan fazlası mı? Buz hokeyinin olayı nedir? NBA maçlarını sabaha karşı değil de normal saatlerde izlemek nasıl birşey olacak? Ve tabiki Amerikalılar bu beyzbol sporunu nasıl bu kadar sevebiliyorlar? Tüm bu konularla ilgili Homidi'nin bizi aydınlatmasını sabırsızlıkla bekliyoruz. Evet Homidi, söz sende...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder