Saatler 17:00'yi gosterirken Besiktas-Karabukspor macinin devre arasi bitmek uzereydi. Ayni zamanda Newcastle United-Arsenal maci da baslamak uzereydi. Hafta basinda fiksturlere baktigimda Arsenal macini kesin izlerim diye dusunuyordum, planim da oydu. Fakat macin daha otuzuncu saniyede Walcott'un, ikinci dakikada da Djorou'nun golleri gelince bu mac sikici olur izlenmez diye Besiktas macina gectim. Once Karabukspor'un hemen ardindan Besiktas'n golleri geldi. Mac inanilmaz tempoda oynaniyordu ve guzel geciyordu ama aklim diger macta kalmisti. Arada skoru kontrol ediyordum, Arsenal durumu 4-0'a getirmisti. Artik tamamen Besiktas macina odaklandim. Besiktas bastirdikca bastirdi fakat gol bir turlu gelmiyotdu. Sonunda Almeida'nin muthis sutunda top ust direkten sekerek cizginin gerisine dustu. Fakat mac icinde daha once sakatlanan yan hakem pozisyon alamayinca cizgiyi gecen topu farkedemedi ve gol verilmedi. Son dakikalarda Nobre'nin iki etkili kafa vurusu da gol getirmeyince mac berabere bitti. Bu macin heyecanindan Arsenal macini tamamen unutmustum. Biraz vakit gecirdikten sonra du bakiyim mac noldu diye acmamla dakikanin 82 skorun 4-2 oldugunu gordum. Izlemeye basladiktan sonraki ilk pozisyonda Newcastle cok yalan bir penalti kazandi. Barton'in cirkin penaltisinda top filelere gitti. St. James Park'ta inanilmaz br gaz vardi. Birkac pozisyon sonra Newcastle ceza sahasinin sag tarafindan bir serbest vurus kazandi. Tam yok artik flan derken Barton'un serbest vurusunda savunma topu uzaklastirdi...
(tam burada sunu belirtmek istiyorum; normalde bu macta Newcastle'i tutuyor olurdum fakat ligin ilk yarisinda takimi tekrar Premiere Lig'e cikarma basarisini gosteren teknik direktor Chris Hughton'in kovulmasi, devre arasinda kulubun en buyuk umudu Carroll'un satilmasindan sonra takima sempatim kalmadi. Ayrica bir diger sevdigim takim Arsenal'in artik bir sampiyonluk yasamasini gercekten cok istiyorum. Bu sene hazir Chelsea de biraz devre disi kalmisken ve Manchester City'nin sampiyonluk yarisinda cok istikrarsiz olacagi ongorulurken Arsenal'in sampiyon olmasi cok da zor degil. Fakat...)
Savunmanin uzaklastirdigi top kalenin yaklasik 27-28 metre uzagindaki Tiote'nin onune gitti. Tiote topun yere inmesine izin vermeden gelisine muthis bir vurus yapti ve durumu 4-4'e getirdi! Stadyumdaki atmosferi gorunce resmen tuylerim diken diken oldu. Ama Arsenal adina gercekten cok cok uzuldum.
Inanilmaz!
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder