A Milli Futbol takimimiz dostluk macinda bu aksam Guney Kore karsisindaydi. Karsilasmaya Volkan, Serkan Balci-Serdar Kesimal-Servet-Ismail Koybasi, Selcuk Inan, Hamit Altintop-Sabri Sarioglu-Emre Belozoglu-Mehmet Ekici ve Umut Bulut ilk 11'iyle basladik. Ben maci izlemeye basladigimda yaklasik 30. dakikaydi. Bu dakikadan sonra ilk yarida rakip kaleye sadece iki kez gittik. Biri Mehmet Ekici'nin uzaktan son derece etkisiz sutuydu, top neredeyse kadraja bile girmeden ustten auta gitti. Digerinde ise Hamit rakip takima ani bir pres uygulayip topu kazandiktan sonra sagdan ceza sahasina girdi ve yerden bir orta yapti. Rakip defans oyuncusuna carpan topun yanlislikla gol olma ihtimali gibi oldu.
Bir kere oncelkle sunu soylemek lazim, karsimizda resmen coluk cocuktan olusan bir Guney Kore kadrosu vardi. Bunu kucumsemek icin soylemiyorum. Olmasi gereken o belki, ama bizim kadroya kiyasla tam bir coluk cocuk goruntusu vardi. Dostluk maci diye hic mac ici sertlik olmasin demiyorum ama en azindan oldugu zaman bu coluk cocuk karsisinda bizim oyunculardan babacan bir iki gulumsemeyle gecistirmelerini, bir olgunluk sergilemelerini beklerdim. Fakat tabi ki bizim Emre Belozoglu, Sabri, Servet gibi oyunculardan kurulu kadromuzdan bu tarz tepkiler gormek mumkun olmadi. Emre kirmizi kart bile gormeyi basardi. Diyecek bir sey yok. Kaybedilen bir milli mac sonrasi "Kismetse milli takimi birakacagm" tarzi aciklamalar yapan bir oyuncudan israrla kaptan yapmaya ugrasmak nasil bir cabadir ki zaten!
Sonra nasil olduysa bir ara kulagim duayen Ilker Yasin'in yorumlarina kaydi. Hala "onlar nasil yapiyor, biz de yapmaliyiz, onu bunu etmeli duzeltmeliyiz"ci zihniyetinden bir turlu kurtulamamis bu adamin yorumlarini dinlerken gercekten inanamadim. Guney Kore'nin su takimini bizim takma ornek gosterirken bir nebze tereddut bile etmedi.
Sunu da hala anlayamamak nasil bir seydir; soz konusu Turkiye'yse hicbir mac diger macin olcusu degildir. Bu mac da onumuzdeki hicbir macin olcusu olmayacaktir. Bizim spor takimlarimizin, ozellikle de Milli Takimlarimizin en belirgin ozelliginin istikrarsizlik oldugu ne zaman anlasilacak acaba. Bu istikrarsizlik sadece performansa, sonuclara yonelik de degil ayrica. Oyuncu, hakem, takim, teknik direktor vs. degerlendirme ve elestirme kriterlerimiz de o kadar istikrarsiz ki birini ovme nedenimizi ayni baglam icinde baskasini yerme icin kullanabiliyoruz.
Soylemek istedigim daha cok sey var ama sikinti dolu bu yaziyi yazarken kendimden sikildim resmen.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder